|
susuşun her nebzesi adım adım. kan kokar her susuşunda. ve her nefeste soluk soluğa... sükût ki haykırışında son nefesin. yalnızlığında gecenin. geride bıraktığın her yol çizgisinin, saçlarındaki aklarda sakladığın, geçmişin diğer bir adı sükût...
bir damla göz yaşı, yanaklarından süzüldü aşağı. doyasıya ağlamak istedin olmadı. beyaz duvarlara anlattın derdini, anlamadı... hatta yumruklamak istedin! vurdun... vurdun... yine de canı yanmadı....
ağlarken de sükût ediyordun sen! oysa ki biliyordun duvarlar anlamaz ve en az senin kadar ağlamaz. şimdi döktüğün her gözyaşına, hem karanlığı karıştırıyor, hem de en bilinmedik küfürleri sallıyorsun. "kader buysa eğer, işte ben kadersizim!" diyorsun...
arabesk bir sükût! 'batsın bu dünya' diyerek batırıyor, 'bir teselli ver' de buluyursun teselliyi. en son giden sevggilinin adı, 'hoşçakal leyla'ydı değil mi?.. dinliyorsun... dinledikçe ağlıyorsun.. ağladıkça daha bir sükût ediyorsun..
sonra bir dal parçası geçiriyorsun eline. ve biraz büyükçe bir odun parçası daha. bir uğraş benzetiyorsun bir enstrümana. sükûtuna karışan öğeleri bir bir; örneğin hüzünden bir tel, hasretten ve sevgiden birkaç tel, son olarak gözyaşından son tel. birleştiriyorsun hepsini!.. yepyeni bir enstrüman icad ediyorsun kendine.. çal bakalım! haydi çal! sabaha çok var...

» ....
» yorumu yazan: ....
» tarih/saat:
2009-11-01 10:20:07
/ 2009-11-01 10:20:07
» ip:
:::::: ....
|